11 Mart 2012

TÜRK LİRASI YENİ BİR DÖNEME GİRİYOR

Son zamanlarda gündemden düşmeyen konulardan biri de Türk Lirası’nın simgesi. 1 Mart 2012 tarihinde halka tanıtılan ve kullanıma giren Türk Lirası simgesi birçok tartışmayı da beraberinde getirdi. Kimileri Ermenistan para birimi olan Ermeni Dramı’nın simgesine olan benzerliğe dikkat çekerken kimileri de simgede yapılacak ufak oynamalar ile R, T, E harflerinin ortaya çıktığını savundu. Hatta simgede bulunan iki çizginin masonlukla bağdaştığını iddia edenler de oldu. Bu tartışmaları bir tarafa bırakırsak Türk Lirası için bir simgeye neden ihtiyaç duyulduğundan ve bu simgenin seçilmesinde ne gibi aşamalardan geçildiğinden bahsetmek istiyorum.

Merkez Bankası’nın ifadesiyle “Türk Lirası’nın ülkemizde ve dünyada tanıtılması ve bilinirliğinin artırılması amaçlarına yönelik olarak TL’yi anlaşılabilir, özgün, estetik, elle yazımı kolay ve akılda kalıcı bir şekilde temsil edecek bir simge” arayışı geçtiğimiz sene duyurulan ve ülke çapında katılıma açık olan bir yarışma ile başladı. Peki, bunca yıl adeta Türk Lirası’nın simgesi haline gelmiş TL kısaltması kullanılmaya devam edilemez miydi? Elbette edilebilirdi ancak dünya para piyasasına baktığımızda Amerikan Doları, Japon Yeni ve Euro gibi piyasada yaygın olarak kullanılan ve uluslararası ticarette sözü geçen para birimlerinin kısaltma yerine simgeleriyle akılda kaldıklarını görüyoruz. Bu noktada da Türk Lirası’nı bir marka haline getirmek ve uluslararası arenada bilinirliğini arttırmak amacıyla bir değişime gitmek, maddi açıdan olmasa bile Türk ekonomisinin imajı açısından bir katkı sağlayacaktır.

Türk Lirası simgesinin seçim sürecine gelirsek, Merkez Bankası yarışmayı duyurmasının ardından Ekim 2011’de başvuruları kabul etmeye başladı. Yapılan açıklamaya göre 8000’den fazla katılımcı yarışmaya ilgi gösterdi ve çalışmalarını gönderdiler. Merkez Bankası yöneticilerinden ve akademisyenlerden oluşan değerlendirme jürisinin yaptığı eleme ile 7 aday simge ön plana çıktı ve bu 7 simge arasından birinciliği Tülay Lale’nin çalışması kazandı. Ancak orijinal çalışmada yatay olan çift çizgi, eğik olarak değiştirildi ve Türk Lirasının simgesi yeni şekliyle kabul edilerek basına ve halka tanıtıldı.

Simgenin kullanımına alışmak biraz zaman alacağa benziyor çünkü Türk Lirası simgesi TL kısaltmasının aksine, para miktarının sonuna değil “¨ 20” örneğindeki gibi miktarın başına yazılıyor. Bilgisayarınızda Türk Lirası simgesini kullanmak için ise Merkez Bankası’nın internet sitesi olan www.tcmb.gov.tr adresinde bulunan yönergeleri takip ederek bilgisayarınıza yeni bir yazı fontu indirmeniz yeterli olacaktır.

Türk Lirası simgesi sadece bir simge değil elbette, içinde farklı kavramları da barındırıyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesi ile “Simgenin bir çıpaya benzemesi, paramızın kıymet saklama aracı olarak güvenli bir liman olduğunu vurguluyor. Yukarı doğru kıvrımlı çizgiler de paramızın yükselen bir değer olduğunu sembolize ediyor.”

Bu değişimin Türk ekonomisine hareket getirmesi ve yakın gelecekte Türk Lirası’nın uluslararası ticarette kabul gören bir para birimi olması dileğiyle…

1 yorum:

  1. Bu tip temel semboller için çok erken olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin yükselen bir değer olduğu inkar edilemez ama dünya çapında kaale alınacak bir para birimi sembolüne sahip olabilmemiz için 40 olmasa da 10 fırın ekmek yememiz lazım...

    YanıtlaSil