22 Aralık 2011

Sıra Strateji Geliştirmeye Gelmeli

“2023 yılında kişi başına gelirin 25 bin dolar seviyesine çıkması, GSMH’nın 2 trilyon dolar olması ve ihracatın 500 milyar doları yakalaması hedeflenmektedir…”


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim bildirgesi internet haber sitelerine buna benzer manşetlerle taşındı. Üzerinde uzun uzun tartışıldı, ben o tartışmalara girmeyeceğim. Aklıma geldi, Hedef 2023’e tekrar bakayım istedim. Ama bu hedef cümlesi bana başka bir konuyu hatırlattı.
Rolex’in Yönetim Kurulu Başkanı’na bir yerlerde saat pazarının geleceği ile ilgili bir soru yöneltildiği anlatılır. Yüzünde hınzırca bir gülümseme ile şu cevabı verir: “Benden saat pazarının geleceğini bilmemi nasıl beklersiniz. Ben saat satmıyorum, mücevher satıyorum.”
Yukarıdaki söz aslında bir şirketin kimin hangi ihtiyacını karşıladığını bilmesinin ne kadar önemli olduğunun en güzel örneklerindendir. Şirketin varlık nedenini ifade eden bu algılamalara işletme yönetiminde “Misyon” denmektedir. İrili ufaklı birçok şirketin yalnızca internet sayfalarında yer alması için çalakalem hazırladığı bu söz öbeklerinin aslında sanılandan çok daha büyük önemi vardır.
Misyon, kurumun varlık nedeni ve gerçekleştirmek istenilendir. Zamana bağlı değildir. Verilen hizmetin en belirgin özelliğini tanımlar. Kurumu rakiplerinden ayıran noktaları açıkça ortaya koyar. Tüm çalışanlar tarafından anlaşılır açıklıktadır. Hatırda kalacak kadar kısa ve gerçekçidir.
Misyon çalışmaları danışmanlık hizmetlerimizde Strateji çalışmalarımızın temelini oluşturur. Doğru yaklaşım, Bu şirket olmasa pazar nasıl etkilenir? Müşteriler hangi ürün veya hizmetleri alamaz? Biz neyi diğerlerinden farklı yapıyoruz ki bizi tercih ediyorlar? sorularına cevap aramaktır.
Varlık nedeni zamana bağlı olamaz. Bazen değişmesi gündeme gelse de Misyon ifadeleri genelde uzun bir dönemi kapsayıcı olmalıdır.
Müşterilere sunduğunuz ürün veya hizmetin -onların zihinlerindeki konumlanmasını düşünerek- en belirgin özelliği ön plana çıkmalıdır.
Sıklıkla karşılaştığımız hatalardan ve zorluklardan biri şirketlerin kendilerini rakiplerinden ayıran noktaları ifade edemeyişleridir. Daha kaliteli, daha ucuz, daha hızlı gibi ifadeler rakiplerinizin de erişebileceği özelliklerdir; bu gibi ifadeler sizin ayrıştırıcı yönünüzü ortaya çıkarmaz. Ayrıştırıcı yön, rakiplerinizin çok ciddi uğraşılarına rağmen sizin kadar başarılı olamayacaklarını düşündüğünüz yöndür.
Misyon mutlaka şirket paydaşlarının tamamınca hatırlanabilecek nitelikte ve gerçekleştirilebilecek ifadeler içermelidir. Öyle olduğunda, herhangi bir iş yapıyorken bu işin şirketin misyonuna uygun olup olmadığı sürekli irdelenebilir, motive edici özelliği sayesinde gerçeklenebilir bir hedefe doğru birlikte hareket edilebilir.
Misyonun var olması, ayrıca net olması işletmelerin tüm stratejilerini etkileyecek derecede önemlidir. Bununla birlikte Vizyonun netleşmesi, kişilerin doğru yönde ve ortak olarak hareket edebilmelerinde birleştirici ve yol gösterici rol oynar, ortak paydada buluşma yolu ile katma değer yaratmayan aktivitelere kaynak ayırmayı azaltır.
Misyon ve Vizyon birlikte düşünülmesi gereken kavramlardır. Varlık nedeni belli olan bir işletmenin orta vadede hangi hedeflere ulaşmak istediğinin söze / yazıya dökülmüş haline Vizyon denir. Misyon ve Vizyon geleceğe yönelik hedef ve beklentileri ortaya koyarak, kısa-dönemli kişisel beklenti ve çıkarların uzun erimde elde edilecek değerlere engel olmasını önler. Koordinasyon, motivasyon ve doğru yönlendirmenin bir araya gelmesi ile artık kaynakların olabildiğince etkin ve verimli kullanımı sağlanmış olur.
Etkili bir Vizyon hayal edilebilirdir. Gelecekten beklentileri ortaya koyar. Arzulanır olmalıdır. Tüm paydaşların uzun dönemli beklentilerine hitap etmelidir. Ulaşılabilir, gerçekçi ve yapılabilir hedeflerden oluşur. Karar almaya yön verecek netlik ve açıklıktadır.
Hayal etmek, henüz elde edilmemiş ama elde edilmesi arzulanan şeyler için gerçekleşen bir eylemdir. Elde edilmesi sizi mutlu edecek bir orta vadeli gelecek hayali vizyonun olmazsa olmazıdır.
Vizyon bir kurumun top yekün gelecek hedefi olacağından tüm paydaşların beklentilerini karşılamalıdır. Önemli olan kurumu orta vadede bir yerden bir yere götürürken herkesin birey olarak nasıl görevler yüklenmesi gerektiğini bilmesi ve karşılığında yine birey olarak nelere sahip olacağının farkında olması gerekmektedir.
Vizyon hayal edilebilir olduğu kadar hedeflenebilir de olmalıdır. Gerçekleştirilemeyecek hayaller kişinin de kurumların da kendini aldatmasından öteye geçemez. Zor ama ulaşılabilir hedefler ise kurumu daha iyiye ulaştıracağı gibi tüm paydaşların en az hata ile motive bir şekilde hareket etmesine de katkıda bulunur.
Önemli olan başarılı örnekleri bilmek ya da ezberlemek değil, başarılı örnek olabilmektir. Misyonu ve vizyonu duvarda çerçeve içinde yazılı birkaç söz ve bir internet sayfası gerekliliği halinden çıkarmak Türkiye’nin ekonomik geleceğini inşa edecek olan şirketler için bir gerekliliktir, hatta bir ödevdir. Ancak bu sayede strateji geliştirilebilir.
ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr.Yılmaz ARGÜDEN’in konu hakkında çok beğendiğim bir tespiti var: “Türkiye’de şirketlerin çok büyük bir yüzdesi stratejik değil, opportunistic (fırsatçı) düşünür.” Kimin hangi ihtiyacını karşıladığının farkında olmayan bir şirketin gelecek stratejileri geliştirmesi mümkün değildir. Bu tür şirketler ancak “fırsat” peşinde koşarlar. Ancak strateji fırsatları değerlendirmenin çok ötesinde bir hedef belirleme ve o hedefe ulaşma yollarını ustalıkla dizayn etme sanatıdır. Danışmanlık sektöründe karşılaştığımız her farklı vaka bunu bize daha iyi anlatıyor. Yol göstermeye çalıştığımız, birlikte ilerleme kaydettiğimiz her şirket söylediklerimizin ne denli doğru olduğunu birkez daha anlamamızı sağlıyor.
Gelelim yazıya başladığımız konuya. Sizden ricam Türkiye’yi çok büyük bir işletme gibi hayal etmeniz. Herhalde Hedef 2023 metninde geçen “2023 yılında kişi başına gelirin 25 bin dolar seviyesine çıkması, GSMH’nın 2 trilyon dolar olması ve ihracatın 500 milyar doları yakalaması hedeflenmektedir…” ifadesini vizyon olarak kabul edebiliriz. Artık sıra bu metinde ifade edilen vizyona ulaşma stratejilerinin geliştirilmesine gelmelidir.
Hükümetin Hedef 2023’ü bir seçim kampanyası gerekliliği halinden çıkarması ülkenin ekonomik geleceğinin inşa edilmesi için bir gerekliliktir, hatta bir ödevdir. Ancak bu sayede gerekli stratejiler geliştirilebilir. Aksi halde politika yapmak yerine başkalarının politikalarını uygulamaktan öte geçebilmemiz mümkün değildir. Aksi halde kimin hangi ihtiyacını karşıladığının farkında olmayan şirketler gibi ancak “fırsat” peşinde koşar dururuz. Aksi halde Karadeniz’den petrol çıktı, bor madenleri bilmem kaç trilyon dolar ediyor haberleri ile umutlanmaktan öteye geçemeyiz.
Velhasıl, artık esas gündemimiz hedefe ulaşma yollarını ustalıkla dizayn etme olmalıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder