12 Eylül 2011

SOSYAL MEDYA BİZİ BİZDEN İYİ TANIYOR!

       Gerçekçi gelmedi mi? Siz değilse de birçok büyük şirket böyle düşünüyor, ve sizi tanımak için sosyal medyayı kullanıyor. Günümüzde, insanların her dakika ulaşabildikleri, her konu hakkında düşüncelerini ve özellikle şikayetlerini dile getirebildikleri, yepyeni bir medya düzeniyle karşı karşıyayız. Özellikle Türkiye’de çok hızlı gelişen sosyal medya sahnesinin başrol oyuncusu tabikide yaklasık 30 milyon kişinin düzenli olarak takip ettiği Facebook. Peki kacımız hala küçük pembe dünyasında yaşıyoruz? Kaçımız söylediklerimizin sadece tesadüfen birkaç kişi tarafından okunduğunu sanıyoruz?  Büyük şirketler sadece Facebook, twitter ve foursquare gibi platformlar üzerinden data çeken yazılımlar geliştirmekteler. Bu yazılımlardan biri “data mining” özelliğiyle markanın adı geçen her statüs ve tweeti toplu halde sirketlerin ayağına getiren bir bir program. Yanı siz sabah işe giderken Twitter’a girip  “X’in yeni kahve kaplarının tasarımı hiiiç olmamış://” şeklinde bir yorum yaptığınızda, bu program sizin yorumunuzu dakikasında X firmasının Türkiye’deki CRM ofisine gönderebiliyor. Firmadakiler de, tabi ki eğer bu yorumdan yüzlercesini alıyorlarsa’ bu konuda bir aksiyon alıyorlar. Ve ertesi hafta dükkandan bir kahve aldığınızda garson kız  çok cici bir kahve kabını uzatırken size gülümsüyor.  Bir diğer çarpıcı örnek ise, son zamanlarda çok populer olan foursquare gibi lokasyon bazlı sosyal networking siteleri üzerinden data alımı yapan programlar ( geçenlerde fark ettim ki facebookta da lokasyon bilgisi girilebiliyormuş, coolJ ).Bir banka düşünelim. Bu çokbilmiş program, bankanın müşterilerinin kimlerle, ne zaman ve nerede bulundukları bilgilerini site üzerinden almakla kalmayıp, bunları özel bir elektronik harita ( smart maps) üzerine işleyerek, müşterilere anlık SMS’ler gönderiyor. ( tabi bunu yapmak için kişilerin profil bilgilerindeki telefon numarasına veya e mailine ihtiyacı var, bildiniz). Bu SMS, müşteriye, yakında bulunan bir kahve dükkanının, bankanın kredi kartına ekstra indirim yaptığını haber veriyor ve adımlarınız o yöne doğru hızlanmaya başlıyorJ.  Bir kişinin bankasının bu jestini en azından bir gülümsemeyle karşılayıp herhangi bir tepki vermediğini düşünsek bile, bu programın bunu yüzlerce insana yaptığını düşünün. Sonuçlar etkileyici olabilir. Kendini sürekli değiştirip geliştiren bu programlar sayesinde çok yakın bir gelecekte, o anda hangi indirime ihtiyacımız olduğunu, bulunduğumuz yerdeki en iyi mağazaları ve restoranları şirketler bize önerecek. Çünkü ekstra düşük maliyetle yüksek getirili bir pazarlama kanalı olarak sosyal medya, FMCG, Telekomünikasyon Şirketlerinin ve özellikle de bankaların dikkatini çekti bile… 


  Okumaktan üşenenlere bu yazının kısa özeti; bundan sonra bankada sıra beklerken “yeter artık X Banktayım ve yıllardır bekliyorum be kardeşim” şeklinde Tweet’lemeyi unutmayın, saniyesinde sıra gelecektirJ

5 yorum:

  1. Çok doğru bir yazı. 1-2 ay önce Ankara'dan İstanbul'a otobüsle geliyordum ve Twitter'da Pamukkale Turizm hakkında bir tweet girdim. Molaya geldiğimizde telefonum çaldı, arayan Pamukkale Turizm Halka İlişkiler'den bir kişiydi, yolculuğumun nasıl geçtiği ve bir şikayetim olup olmadığı hakkında soru sordu. Zaten iyi bir firma olan Pamukkale'nin gözümdeki değerini biraz daha artırdı bu olay.

    YanıtlaSil
  2. Facebook' da çok farkedilmesek de Twitter' da sesimizi duyurabiliyoruz. @elAzulReal' ın da dediği gibi bir çok firma ordan twitleri takip etmekte...


    Yazınız çok güzel, çok yerinde..

    İyi günler...

    YanıtlaSil
  3. Sosyal medyanın gücünün farkındaydım ama şu an daha da bir farkına vardım, tespitler çok yerinde olmuş, elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  4. Yazı çok bilgilendirici olmuş, elinize sağlık.

    Bu arada TTNet de Twitter'ı takip eden firmalardan biri. TTNet yazılı herhangi bir tweet yazdığınızda anında cevap geliyor firmadan.

    YanıtlaSil