08 Eylül 2011

İNTERNET VE BİLGİ TEKNOLOJİSİ

Yazıyla başlayan çağlar, internetin dünya çapına yayılmasıyla yeni bir boyut kazandı. Kağıt üzerine yazı yazma devri kapanıp, dijital yazı yeni dünyanın ham maddesi haline geldi. Günümüzde günlüklerin yerini bloglar, gazetelerin yerini haber siteleri, mektupların yerini e-postalar aldı.

İnsanlar internetin derinliklerine indikçe, internet daha da derinleşmekte, daha da genelleşmekte. Günümüzde bloglar, haber siteleri ve online mektuplaşmanın yanında,artık günlük hayatta yapılan neredeyse herşey online dünyada da yapılabilmekte.İki dünya arasındaki farklar azaldıkça,internetin hayatımızdaki değeri artmaya devam ediyor ve internetin hayatımızdaki yeri büyüdükçe,bizim ona olan ihtiyacımız da artıyor.

Geçmişte nasıl buharlı makinenin icatı insan yeteneklerini binlerce kat arttırıp sanayi inkılabını başlattıysa, günümüzde de bilginin toplanıp, işlendikten sonra kullanıcılara sunulmasında yararlanan “bilgi teknolojisi” insanların ufkunu yeniden açmıştır.

Bilgi teknolojisi, iletişim ve bilgisayar teknolojisini kapsar. İletişim teknolojisi, bir yerden başka bir yere ulaştırılması gereken bilgiyi daha öncesine göre binlerce kat arttırırken, bilgi teknolojisi de hesaplama ve veri işleme yeteneklerimizi arttırarak hayatımızı kolaylaştırmaktadır. Peki ya bilgi teknolojisinin kaynağı ve ondan en çok yararlananlar kimler? Bilgi teknolojisinin ham maddesi olan bilginin üretiminde ve dağıtımında başrolü üniversiteler oynamaktadır. Genç beyinlerle, eski bilgilerin birleşmesi ve teknolojiyle birlikte bilgi teknolojisi gelişmeye devam etmekte. Bilgi teknolojisi, diğer bütün kurumları etkilediği gibi özellikle üniversiteleri ve firmaları kökten bir biçimde etkilemektedir.

Artık sanallaşmanın kaçınılmaz hale geldiği bu günlerde firmalar ve üniversiteler de buna ayak uydurmaya çalışıyorlar. Üniversitelerimiz, daha bir kaç yıl öncesine kadar internet teknolojisine yabancıyken, günümüzde internet teknolojisinin eğitim ve araştırma dünyasındaki yerini ve önemini düşünecek olursak, bilgi teknolojisinin üniversiteler üzerindeki etkisi daha kolay anlaşılabilir. Bununla birlikte firmalarda yeni gelir kaynağı olan internet dünyasında yer etmeye çalışıyorlar. Duvar reklamları, dükkanlar, binalar hep beraber sanal dünyaya taşınıyor ve burada müşterilerini bekliyor. Sanal dünyanın gerçek dünya gibi çevre ve büyüklük sınırı olmadığından şirketlerin yer edinmeleri ve bu yerde büyümeleri hem daha kolay hem de zor. İnternet sürekli bir yenilenme ve genişleme içinde, bu yüzden sanal şirketlerin oldukları yerlere kök salıp aynı yerde kalma gibi bir şansı da yok gerçek dünyadaki gibi. Bu yüzden internet dünyasındaki bütün firmalar kaybolmamak için bilgi teknolojisinden yararlanıyor. Bilgi teknolojisi öle önemli bir konuma geldi ki, firmalar bilinen sitelerden insanların bilgilerini satın almaya, onlara daha kolay ulaşıp onları tanımaya çalışıyorlar.
Bilginin sanal dünyadaki değeri gün geçtikçe artıyor ve internette bir hazine konumuna geliyor.

Bilgi teknolojisinin yararları, zararlarından fazlamı bu tartışılır ancak gerek internette, gerek gerçek hayatta değerini kaybetmeyecek şeylerin başında gelir bilgi ve teknoloji.Yaşamın her anında insanlar bilgiye ihtiyaç duyar ve onu kullanarak kendilerini geliştirirler.Bu bir döngü gibi devam eder,sürüp gider.Peki ya en iyi şekilde nasıl yararlanabilir bir ülke,örneğin bizim ülkemiz.Özellikle son yıllarda bilgi teknolojisine ülkemizde büyük önem verilmeye başladı. Ancak diğer ülkelere göre biraz gecikti önem verme süreci. Örneğin, İngiltere’nin web site sayısı iki milyonlarda iken, Türkiye’nin daha yirmibeş binlerdeymiş 1998 yılında.Aynı şekilde 1995 yılındaki araştırmalara göre İngiltere’nin makale sayısı altmış milyonlardayken,Türkiye’nin daha iki bine yaklaşmıştır.

Bu istatistiklerden sonra da akla ilk gelen soru şudur, ’Türkiye bu bilgi yoksulu durumdan kurtulup bir "bilgi toplumu" hâline nasıl gelebilir?’ Bunun cevabı tabiki eğitim ve araştırmayladır. Ancak bu alışılagelmiş tarzda bir eğitim ve araştırma değil, bilgi teknolojisi ekseninde organize olmuş bir eğitim ve araştırma olmalıdır.


Referanslar:
o yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/yayinlar/biltop99a.htm
o www.history.hacettepe.edu.tr/archive/bilim.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder